Türkiye, Avrupa’da diyabetin de en sık görüldüğü ülke

Türkiye,  Avrupa’da diyabetin en sık görüldüğü ülke. Ülkemizde her 7 erişkinden 1’i diyabet hastası. Ve her 2 diyabetliden 1’i, diyabetinin farkında değil. Son yıllarda obezitenin artışıyla çocukluk çağında da tip 2 diyabet görülmeye başlandı. Oysa sadece sağlıklı beslenip, hareketli bir hayat sürerek tip 2 diyabet hastalarının yarısından fazlasında diyabeti önleyebilir  veya var olan diyabet hastalığı kontrol altında tutulabilir. 

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD) Diyabet Çalışma Grubu Başkanı Prof.
Dr. Serpil Salman, ”14 Kasım Dünya Diyabet Günü” nedeniyle yaptığı açıklamada,  Türkiye’nin Avrupa’da diyabetin en sık görüldüğü ülke olduğuna işaret etti.

Oluşumunda 2 temel sorundan biri vardır

Diyabetin oluşumunda iki temel sorundan biri vardır; pankreasın yeterli insülin hormonu
üretememesi (Tip 1 diyabet) veya üretilen hormonun dokular tarafınca yeterince
kullanılamaması (Tip 2 diyabet).  Tip 1 diyabet daha çok çocukluk çağında, tip 2 diyabet ise erişkinlerde görülür.

Obezitenin artışı…

Son yıllarda obezitenin artışıyla çocukluk çağında da tip 2 diyabet görülmeye başlanmıştır. Kan şekerinin çok yükselmesi diyabetin tipik klinik yakınmaları olan çok idrar yapma, çok su içme, ağız kuruması gibi yakınmalarla kendisini belli eder.

Olguların yüzde 90’nı tip 2 diyabet

Tüm diyabet olgularının yüzde 90’nını tip 2 diyabet oluşturur. Tip 2 diyabet, genellikle kilo fazlalığı
zemininde gelişir ve çoğu hastada kan basıncı ve kan yağlarının yüksekliğiyle birlikte
seyreder.

Her 2 diyabetliden 1’i farkında değil

Olgularda şeker yüksekliği başlangıçta çok fazla olmadığı için şikayetler genellikle geç ortaya çıkar. Bu nedenle hastalar bazen yıllarca diyabet olduklarını fark etmeyebilirler. Her iki diyabetliden 1’i, diyabetinin farkında değildir. 

Türkiye’de her 7 erişkinden 1’i diyabet hastası

Dünyada yaklaşık 463 milyon diyabet hastası olduğu düşünülüyor. Dünya yüzeyinde körlüğün, böbrek yetmezliğinin, travmaya bağlı olmayan bacak kayıplarının, kalp krizi ve inmelerin en sık nedeni diyabettir. Türkiye, Avrupa’da diyabetin en sık görüldüğü ülkedir. Artış devam ederse
ülkemiz 2045 yılında, dünyada erişkin toplumda en fazla diyabetlinin yaşadığı ilk 10 ülke
arasına girecektir. Ülkemizde her 7 erişkinden biri diyabet hastasıdır ve sağlık bütçemizin
yaklaşık dörtte biri diyabete ve neden olduğu komplikasyonlarının tedavisine
harcanmaktadır. Oysa sadece sağlıklı beslenip, hareketli bir hayat sürerek tip 2 diyabet
hastalarının yarısından fazlasında diyabeti önleyebilir veya var olan diyabet hastalığını
kontrol altında tutabiliriz.

Kan basıncı ve kan yağlarını kontrol altına alınamıyor

2018 yılında yayınlanan TEMD Çalışmasına göre, ülkemizde tip 2 diyabet hastalarının
ancak yüzde 40’ında, tip 1 diyabet hastalarının ise sadece yüzde 15’inde kan şekeri kontrolü
sağlanabiliyor. Diyabetli bireylerde kan basıncı ve kan yağlarının kontrol altında olma oranı
da oldukça düşük. Her 10 tip 2 diyabetliden 1’inde ve her 20 tip 1 diyabetliden sadece
1’inde kan şekeri,  kan basıncı ve kan yağlarının aynı anda kontrol edilebildiği gözüküyor.

Şeker ölçü sistemleri SGK ödeme kapsamına alınması 

Diyabette kan şekeri ölçümü tedavi yönetiminde çok önemli. Bu nedenle insülin kullanan hastalarda daha sık olmak üzere parmak ucu delinerek şeker ölçümü yapılır. Son yıllarda cilt altı şeker seviyesini sürekli ölçerek kayıt yapan, sürekli şeker ölçüm sistemleri geliştirilmiştir. Bu sistemler sayesinde hastalarımızın şekerini uzaktan bile takip edebilmekteyiz. Ancak, bu sistemlerin maliyeti toplumun çoğunluğu için yüksektir. SGK’nın bu konuda ödeme yapması tedavi başarımızı artıracak, sürekli parmağını delmek zorunda olan hastalarımızın acılarını azaltacaktır.

Salgında diyabet hastalarının durumu 

Diyabetli hastaların kovid-19 (covid-19) enfeksiyonuna yakalanma riski daha fazla değil. Ancak  
diyabet, kovid-19’a yakalanmış bir kişide hastalığın daha kötü seyretmesine neden
olabilir. Diyabete eşlik eden tansiyon yüksekliği, obezite gibi faktörler riski artırmaktadır. Diyabet tedavisinde düzenli beslenme ve egzersiz önemlidir.
Ancak, özellikle sokağa çıkmanın kısıtlandığı süreçte bir çok kişinin gıda tüketimi arttı,
hareketi azaldı. Bu durum birçok hastada kilo artışı ve kan şekeri düzeninde bozulmaya
neden oldu.  Hastalarımızın sağlıklı ve komplikasyonsuz bir yaşam sürmeleri için beslenme ve aktivitelerine dikkat etmeleri, hekimleri ve diyabet yönetiminde yardımcı olan sağlık personeline güvenmeleri önemlidir.

(Visited 9 times, 1 visits today)