SARMISAĞIN TADI İÇİN ANNE SÜTÜ

Annenin yediği besinlere bağlı olarak sütünün  tadı da değişiyor

Anne sütü aldıkça bebekler değişik gıdaların tadını tanıyor

Anne sutu almayan bebeklerin ek gıdaya gecisi  daha zor oluyor

Ek gıdaya sebzeyle başlayın

Ek gıdaya geçiş, annelerin bebek bakımında en zorlandıkları konuların başında gelir. Oysa anne sütüyle bu süreci atlatmak hiç de zor değil.  Cünkü, anne sutu alan

bebekler, ek gıdaya gecmeden yiyeceklerin tadıyla tanışmış olurlar.

Medicana Bahçelievler Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Aslan, bebeklerde ek gıdaya geçiş süreciyle ilgili önemli ipuçları verdi,

hangi meyve ve sebzelerin hangi dönemde verilebilecegine ilişkin tavsiyelerde bulundu.

 

Destekli de olsa oturabiliyor olmalı

Kilo alımı iyiyse bebeğin 6’ıncı aya dek ek gıdalara ihtiyacı olmaz.  Ek gıdaya geçmeden önce bebeğiniz destekli de olsa oturabiliyor olmalı. Bebeklerin yatırılarak  beslenmesi boğulmaya neden olabilir ve tehlikelidir. Bebeginiz ek gıdaya gectiginde yemekleri ağzında çevirebiliyor ve diliyle geriye doğru

itebiliyor olmalıdır.

Besinlere göre sütün tadı değişir

Anne sütü almayan bebeğin ek besinlere geçişi daha zor olur. Çünkü annenin yedigi besinlere bağlı olarak sütün tadı da değişir. Örneğin; anne sarımsaklı

gıda yiyince süte de sarımsak tadı geçer, bebek de sarımsak tadına alışmış olur. Bundan dolayı anne sütü almayan bebeklerin ek besinlere geçişi daha zor

olmaktadır.

Ek gıdaya sebze ile başlamak daha faydalı

Bircok bebek meyvelerin şekerli, tatlı, leziz tadından sonra sebze çorbalarının tatsız tuzsuz tadına alışmakta ciddi zorluk çeker. Bundan dolayı önce sebze ve

yogurt ile başlanıp, sonra meyvelere dönüş yapmak daha uygun bir seçenek olabilir. Bebeğinize vermeye başlayacağınız ilk meyve ve sebzeler sindirimi en

kolay olan, alerjik reaksiyon riski taşımayan ve mevsimine uygun meyve ile sebzeler olmalı.

Hangi ek gıda ne zaman verilmeli?

Sebzeler ve sebze çorbalarına 5’inci  aydan itibaren başlanabilir. Sebzelerde vitamin, karbonhidrat ve bağırsakları çalıştıran lifler bulunur. Mevsime uygun

sebze  seçmeye özen gösterin. Sebzeyi içme suyu ile tam olarak yumusayana kadar mümkünse buharda pişirin. Bebeğinize vereceğiniz ek gıdayı her gün

taze hazırlayın. Patlıcanın  bebek için hiçbir besleyici değeri olmayıp içinde nikotin bulunduğundan bebek beslenmesinde pek yeri yoktur.  Domates alerjiye

neden olabileceğinde 7–8’inci  aydan önce önerilmez. Lahana, pırasa, soğan ve sarımsak da sindirimleri zor olduğundan ve gaz yapabileceğinden 8-9’uncu

aya kadar önerilmez.

Meyvelere 5’inci aydan itibaren başlanabilir. İyice yıkanıp kabukları soyulduktan sonra cam rendede püre haline getirilir. 2-3 gün suyu, sonrasında ise püresi

verilir. Bebek ilk meyveye alıştıktan sonra diğer meyveye geçilir. Başlangıç olarak en az alerji yapan elma, armut, nektarin, kayısı, üzüm, erik, şeftali

uygundur.

Bebeklerin ilk 6 aydan sonra tahıla da ihtiyacı vardır. Besleyici değeri zayıf mısır ya da rafine pirinç unundan yapılmış muhallebi yerine, tam yulaf unundan

muhallebi daha iyi bir seçenektir. Yulaf rahatlıkla bebeğinize vereceğiniz ilk besin olabilir. Bebeğinize alerji yapma riski en düşük yiyeceklerden biridir. Lif

açısından çok zengindir. Kalsiyum, protein ve B vitamini içerir.

Yoğurt, beslenmeye en erken 5’inci aydan sonra girmelidir. Mümkünse ev yoğurdu yapılmalıdır. Ev yoğurdu yapmak için tam yağlı pastörize süt kullanın. Bazı

bebekler ev yoğurdunu sevmediği için içine mevsim meyvelerinden özellikle elma ve şeftali katılabilir ama çilek veya böğürtlen gibi meyveler ciddi alerji

yapabileceği için 7–8’inci aydan önce tavsiye edilmez.

Şule Yılmaz

(Visited 70 times, 1 visits today)