İp askılama yöntemi meme ve kalçaya da uygulanabilir

”Ameliyatsız yüz germe yöntemi” olarak bilinen ip askılama, sadece yüz ve boyuna uygulanmıyor. Meme deformasyonu ve sarkmasının düzetilmesi, kalça bölgesindeki sarkmaların toparlanması, kol ve bacak içi bölgelerinin sıkılaştırılmasında da bu yöntem kullanılıyor.  30 ile 65 yaş arasında cilt sarkması çok ilerlememiş kanser, diyabet,  pıhtılaşma bozukluğu gibi hastalığı olmayanlar, bu yöntemden yararlanabilir.

Memorial Diyarbakır Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Hamza Aktaş, ameliyatsız yüz germe işlemi hakkında, merak edilenleri anlattı. 

Yüz ve boyundaki yelelenme için ameliyatsız tedavi seçeneği

İp askılama yöntemi,  ”öğle arası yüz gerdirmesi” olarak da tanımlanmakta ve kısa sürede gerçekleşmesi bakımından,”öğle yemeği molasında” bile yapılabilmektedir. İşlem, ameliyat dışı bir yöntem de olsa bazı enfeksiyonların ortaya çıkamaması için bu alanda uzman bir doktor tarafından yapılması ve cerrahideki sterilizasyon koşullarının sağlanması önemlidir.

Yanaklardaki ve çene kenarındaki sarkmalar, ağız kenarında oluşan derin katlantıları ve boyundaki  ”yelelenme” adı verilen görünüm ile sarkmalar, ip askılama sayesinde ortadan kaldırılabilir. Lokal anestezi altında ince iğnelerle giriş yapılan cildin içine boylu boyunca yerleştirilen ipler, yukarı çekilerek cildin toparlanması sağlanmaktadır. İplerin, cilt altında bir ağ şeklinde yerleştirilmesi de etkiyi artırmaktadır.

İşlem, yerleştirilecek iplik sayısına bağlı olmak üzere 30 dakika ile bir saat arasında sürmektedir.

Uygulama alanı yüz bölgesiyle sınırlı değil

İp askılama yöntemi, yüz ve boyun bölgesi dışında vücudun başka bölgelerinde de uygulanabilmektedir. Meme deformasyonları ve sarkmasının düzetilmesi, yerçekiminin etkisiyle kalça bölgesindeki sarkmaların toparlanması, kol ve bacak içi bölgelerinin sıkılaştırılmasında da kullanılmaktadır.

Avantajları 

Cerrahi dışı bir işlem olan ip askılama yöntemi, hastanın ağrı sorununu minimum düzeyde yaşamasını sağlamakta ve cerrahiye bağlı komplikasyon risklerini de ortadan kaldırmaktadır. Zaman sınırlaması olan kişiler için hiçbir soruna yol açmaz. Çünkü işlem yapıldıktan sonra kişi normal yaşamına aynı gün ya da ertesi gün devam edilebilir. Etkisi hemen görülür. Geri döndürülebilir ve düzeltilebilir bir işlemdir.

Herkeste aynı etkiyi gösterir mi?

30 ile 65 yaş arasında yer alan, cilt sıkılığında sorunlar başlamış, botoks ve dolguya göre daha uzun süreli, daha etkili ve bıçak altına yatmadan yüz germe etkisi görmek isteyen kişiler en uygun adaylardır.

İşlem yapılacak kişinin cilt sarkmalarının çok ilerlememiş olması önemlidir. Cildinde aşırı sarkma ve iyice oturmuş derin çizgiler olan kişiler, işlem için uygun aday profilinin dışında sayılır. Ayrıca, kişi yaşlanma sürecinin ileri evrelerinde olmamalıdır. Yaşlanma görünümü oturmuş kişiler için geleneksel yöntem olan yüz germe ameliyatı daha iyi sonuç verecektir.

Tedavinin etkisi ne kadar sürmektedir?

İşlemin etkisi bireylerin metabolizma hızındaki farklılıklara bağlı olarak değişmektedir. Genel olarak birkaç sene sürmektedir fakat bu noktada sağlığınızı emanet ettiğiniz kişilerin bilgi düzeyleri, tecrübeleri ve uygulamayı ne derece özenli yaptıkları önem taşımaktadır.

İşlem sırasında acı hissedilir mi?

Sadece ameliyatsız yüz germe için değil genel olarak tüm işlemlerde, tedaviyi alanların acı algıları farklılık gösterir. İşlem esnasında yapılan lokal anestezi, ağrı ve sızıları minimize edebilir.

 Tedaviden sonra nelere dikkat etmek gerekir?

Tedaviden hemen sonra kabarıklık, kaşıntı, kızarıklıklar görülebilir. Bu belirtiler birkaç gün sonra kendiliğinden kaybolur. Tedaviyi takip eden birkaç haftalık dilimde diş tedavisi, yüz masajı ve aşırı spor yapılması önerilmemektedir. Herhangi bir komplikasyonun önüne geçmek için bir süre için sırtüstü yatmak da önem taşır.

 Kimlere uygulanmamalıdır?

İlerlemiş kanser hastalığı olanlar, diyabet hastaları, pıhtılaşma bozukluğuna sahip kişiler, cildinde enfeksiyona bağlı iltihap olanlar, ağır otoimmün hastalığı olanlar, çocuklar ve hamilelere uygulanmamalıdır. Ayrıca biyolojik malzemelere alerjisi ya da aşırı hassasiyeti olan kişiler doktorlarıyla bu bilgiyi paylaşmalı ve tedavi için uygun aday olup olmadıklarına karar verilmelidir.

(Visited 8 times, 1 visits today)