Duygularınızı tasarruflu mu kullanırsınız yoksa israf mı edersiniz?

Günlük yaşantıda duyguların ifade şekli, bireyden bireye değişkenlik gösterebiliyor. Bazı kişiler duygularında tasarruflu davranırken, özellikle özgüvenli kişilerde bunun tam tersi oluyor. Ancak uzmanlara göre,  duyguların tasarruf ve israf dengesini sağlamak önemli.

Klinik Psikolog İhsan Öztekin, günlük yaşantıda   ifade şeklinin, bireyden bireye değişkenlik gösterebildiğini ve  bu konuda aile içi ilişkilerin en belirleyici unsur olduğunu vurguladı.

Duygusal paylaşımların rahatça aktarılabildiği bir aileden gelen bireyin, çocukluk çağından ileri yaşlara kadar her dönemde, duygularını diğer insanlarla rahatça paylaşabilmesi, dışa aktarabilmesi daha kolay oluyor. Ancak özgüven eksikliği nedeniyle ya da geçmişte yaşadığı güven sarsıcı ilişkiler nedeniyle bazı kişiler,  diğer insanlarla kurduğu ilişkilerde duygusunu dışa vurmaktan çekiniyor ya da paylaşmaktan korkuyor.

Duygulardan tasarruf edenler

Özgüven eksikliği ya da geçmişte yaşadığı güven sarsıcı ilişkiler nedeniyle bazı insanlar duygularından tasarruf edebiliyor yani diğer insanlarla kurduğu ilişkilerde duygusunu paylaşmaktan çekiniyor. İlişkilerinde çekingen, tedirgin veya şüpheci oluyor ya da ilişkiden zarar görme endişesi taşıyor. İlişkilerinin güvenli olduğundan emin olana kadar da bu duyguları yaşıyor. 

Duygularını israf edenler

Duygu tasarrufu varsa, duygu israfı da olabilir mi? Bir uçta duygularını ifade etmeyen, edemeyen, duygusunu dışarı vermeyen insanlar, diğer uçta hayatı tamamen duyguları ile yaşayan, duygularına kapılıp giden insanlar var. Her ortamda birçok insanla kısa sürede samimiyet kuran bu kişiler genelde özgüvenli, kendisiyle barışık, duygularını rahatça ifade edebilen ve duygularından tasarruf etmeyen insanlardır.

Uzun ve sağlıklı ilişki için hangisi doğru?

Özel yaşamda, cinsel yaşamda, eğitim hayatında, iş yaşamında, anne, baba, eş, kardeş gibi ikili ilişkilerde ya da geniş, kalabalık gruplarla iletişimde, duygularına kontrolsüzce kapılıp gitmeden ama diğer taraftan duygularını hiç çekinmeden rahatça ifade edebilen insanlar, sağlıklı iletişim kurabilme ve sürdürebilme becerisini de gösterebilir. Böylece sağ beyin-sol beyin dengesi kurularak, duygulara mantığın da eşlik etmesi sağlanmış oluyor.

Samimi ilişkilerin ilerleyen aşamalarında sadece duygusal paylaşım yeterli olmayabilir. İlişkinin mantık süzgecinden de geçmesi, diğer deyimle duygulara mantığın da eşlik etmesi sağlıklı ve uzun süreli bir ilişkinin de yolunu açar.

Duygu tasarrufunda önemli olan onları bastırmak değil, yönetebilmektir. Çünkü duygular aslında harekete geçmemizi sağlayan dürtülerdir.

(Visited 111 times, 1 visits today)