Takıntı hastalığı günlük hayatı olumsuz etkiliyor

Prof. Dr. Arif Verimli, obsesif kompulsif bozukluğun (takıntılar) günlük yaşamı olumsuz etkilediğini, fakat her takıntının da obsesif kompulsif olmadığını belirtti. Bakırköy Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü tarafından yurttaşları bilinçlendirmek amacıyla düzenlenen panel ve seminerlerin bu ay ki konuğu Prof. Dr. Arif Verimli oldu.

Bakırköy Belediyesi ev sahipliğinde endişe ve endişeye neden olan çeşitli bozukluklar konusunda “Obsesif Kompulsif Bozukluklar” paneli düzenlendi. Bakırköy Belediyesi Yunus Emre Kültür Merkezi’nde gerçekleşen panele vatandaşların yanı sıra Bakırköy’deki lise ve dengi okulların öğrencileri katıldı. Panele konuşmacı olarak yaklaşık 10 yıl Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin başhekimliğini yapan Prof. Dr. Arif Verimli katıldı.

Basit Yöntemlerle Kaygıdan Kurtulmak Mümkün

Stres, panik ve endişe gibi uzun süre yaşanan duygular ve bu duyguların kaygıyla beraber aşırıya kaçması kontrolünün zorlaşması durumunu anksiyete bozukluğu olarak tanımlayan Prof. Dr. Arif Verimli, huzursuzluk,  yorgunluk, sinirlilik, uyku güçlüğü gibi anksiyete belirtilerini taşıyan aşırı endişeli kişilerin mutlaka bir uzmana başvurmaları gerektiğini vurguladı. Aslında kaygıyı insanların evde kendi kendilerine yenebileceğini belirten Verimli, türlü gevşeme teknikleri, stresle baş edebilme, aile üyeleri ve yakınlarından destek alma, fiziksel aktivite gibi basit yöntemlerle kaygıdan kurtulabileceğimizi sözlerini ekledi.

Sunumunda, halk arasında takıntı hastalığı olarak bilinen obsesif kompulsif bozukluğunun kişinin günlük yaşamını ve özellikle de iş hayatını olumsuz yönde etkileyen bir hastalık olduğunu hatırlatan Verimli, her takıntının Obsesif olmadığını konunun farklı testler ve yaşam tarzıyla değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

SINAV KAYGISINDAN AİLENİZ VE REHBER ÖĞRETMENLERİNİZİN DESTEĞİYLE  KURTULABİLİRSİNİZ

Salonda bulunan öğrencilere ise okulda ve gelecek hayatlarında stresle baş etmeyi öğrenmeleri gerektiği tavsiyesinde bulunarak tıbbi bir hastalıkmış gibi görülen sınav kaygısının aslında tamamen “Ya kazanamazsam ne olacak?” korkusu olduğunu, aile ve rehber öğretmenler ile üstesinden gelinebilecek bir durum olduğunu belirtti.

(Visited 97 times, 1 visits today)