Pandemide artan horlamaya lazer destekli tedavi
- Panik atak gebeler normal doğum yapabilir mi? - 25 Nisan 2026
- Hamilelikte her karın ağrısı normal midir? - 24 Nisan 2026
- Merck Türkiye’den global atama… - 23 Nisan 2026
Pandemi döneminde hareketsiz yaşam ve değişen beslenme alışkanlıkları, horlama ve uyku apnesi görülme sıklığını artırdı. Uzmanlar, uyku apnesi ve horlama tedavisinin lazer destekli horlama ve apne cerrahisiyle de yapılabildiğini bildirdi.
![]()
Memorial Ankara Hastanesi KBB Bölümü’nden Doç. Dr. Erdal Seren, lazer destekli horlama ve apne cerrahisiyle ilgili bilgi verdi.
Lazer destekli cerrahi hasta konforunu artırıyor
Uyku apnesi ve horlamanın tedavisi lazer destekli horlama ve apne cerrahisiyle yapılabilmektedir. Bu cerrahi yöntemle, bademcik ve geniz eti büyüklüğü, yumuşak damak ve küçük dildeki sarkmalar, dil kökünün ileri derecede büyümesi, yüz – iskelet sistemi problemleri, gırtlak yapısındaki anatomik bozukluklar gibi üst solunum yolunda tıkanıklık yapan birçok bölge ve seviyedeki yapısal anormalliklerin düzeltilmesi amaçlanmaktadır.
Uygulama nasıl yapılıyor?
Genel anestezi altında uygulanan lazer destekli horlama ve apne cerrahisinin ilk aşamasında burunla ilgili sorunlar düzeltilmektedir. Bu kapsamda ilk olarak endoskopik yöntemle alt konkalardaki şişlikler lazer uygulanarak yaklaşık yüzde 40- 60 oranında küçültülür. Burun kıkırdağındaki eğrilikler septoplasti yöntemiyle veya çıkıntı tarzındaki kıkırdak/ kemik eğrilikleri lazerle kesilerek düzeltilir ve burun kanatlarındaki çökmeler kıkırdak desteğiyle onarılır. Cerrahinin ikinci aşaması olan boğaz kısmında da, tespit edilen sorunlara yönelik olarak, küçük dilin kısaltılması, yumuşak damağın gerilmesi, bademciklerin ve dil kökündeki şişliklerin küçültülmesi işlemleri uygulanabilmektedir.
Kısa sürede günlük hayata dönüş
Oldukça güvenli bir işlem olan lazer destekli horlama ve apne cerrahisi sonrasında hastalar, hastaneden bir veya 2 gün sonra taburcu edilmektedir. Hastalar konuşma olmadan masa başı ve bedensel güce dayalı işlerine 7 gün, konuşma gerektiren işlerine ise 2 hafta sonra dönüş yapabilir.
Tedavi sonrası yaşam tarzı değişiklikleri çok önemli
Cerrahi sonrasında yoğun sigara içilmesi veya pasif içicilik, aşırı kilo alımı, kronik alkolizm, hormonal veya endokrin bozukluklar, antidepresan, kas gevşetici ve kortizon gibi ilaçların kullanımı ile tedavi edilmeyen mide ve reflü hastalıkları, işlemin başarı oranını azaltabilmektedir. Bu faktörlerden sakınmak cerrahinin kalıcı olmasına yardımcı olmaktadır.