Osteoporoz ile mücadelede erken tanı hayat kurtarıyor

Tüm dünyada 200 milyon kadını etkilediği tahmin edilen osteoporoz Dünya Sağlık Örgütü tarafından global sağlık sorunu olarak belirlendi. 20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü’nde, hastalıkta erken ve doğru tanının önemine bir kez daha dikkat çekildi.

 

Dünyada 200 milyon kadını etkilediği tahmin edilen ve global bir sorun haline gelen osteoporoza 20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü’nde bir kez daha dikkat çekiliyor.

Tüm dünyada 50 yaş üzerindeki 3 kadından ve 5 erkekten biri osteoporoza bağlı kırık riski ile karşı karşıya kalıyor. Türkiye’de 50 yaş üzeri kadınların yaşam boyu kalça kırığı geçirme oranı yüzde 15 oranında iken 50 yaş ve üstü kadınların yüzde 12.9’u, erkeklerin ise yüzde 7.5’i osteoporoz hastasıdır. Yaşlanan nüfus nedeniyle bu rakamın artması bekleniyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından “global sağlık sorunu” olarak belirlendi

Osteoporoz hastalığının hem kadınları hem de erkekleri etkileyen kronik, ilerleyici, sessiz bir hastalık olduğunu belirten Amgen ve Gensenta Medikal Direktörü Dr. Mutlu Yeşilboğaz, kemik kaybının, kemiklerin zayıflaması ve artan osteoporotik kırık riski ile karakterize olduğunu söyledi.

Yeşilboğaz şöyle konuştu:

“Yaşlılar, önceden osteoporotik kırığı/kırıkları olanlar ve kemik yoğunluğu çok düşük düzeyde olan kişiler risk altında bulunuyor. Osteoporoz ve ilişkili kırıklar, daha uzun bir yaşam süresine sahip yaşlanan nüfusun bir sonucu olarak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından “global sağlık sorunu” olarak belirlendi. Önceki bir kırık, herhangi bir kırık riskinde yüzde 86 artış ile ilişkilidir. Kalça kırığı sonrası bireylerin yüzde 40’ı bağımsız olarak yürüyemiyor.Yüzde 33’ü tamamen bağımlı hale geliyor veya bakım evinde yaşıyor. Yaygın kırık bölgeleri arasında kalça, omurga ve el bileği bulunuyor. Osteoporoza bağlı kırıklar, fiziksel engellilik ve sağlıkla ilgili yaşam kalitesinin azalması ile ilişkilendiriliyor.”

“Osteoporoz artık büyük ölçüde tedavi edilebilir bir durum”

Dr. Mutlu Yeşilboğaz, dünyada yılda 9 milyon kişinin osteoporoza bağlı gelişen kırıklara maruz kaldığını vurgulayarak, bu sayının gelecek yıllarda giderek artacağının öngörüldüğünü kaydetti. T

ürkiye’nin, kalça kırıkları yönünden “yüksek riskli ülkeler” arasında yer aldığına dikkat çeken Dr. Yeşilboğaz, “Türkiye’de yaşlanan nüfus arttıkça osteoporoz yükü de artacaktır. Halihazırda Türkiye popülasyonunun yüzde 8.7’si 65 yaş üzeri ve bu oranın 2040 yılına kadar yüzde 16.5’e çıkması öngörülüyor” dedi.

Kırık olmadığı sürece ağrı yapmadığı için sessiz ve sinsi ilerleyen bir hastalık olan osteoporozda erken ve doğru tanının önemini vurgulayan Dr. Mutlu Yeşilboğaz, vertebra kırıklarının sadece üçte birine klinik olarak tanı konabildiğine ve vertebra kırıklarının yetersiz tanısının dünya çapında bir sağlık sorunu olduğuna dikkati çekti.

Dr. Yeşilboğaz, “İlk kırığı yakalamak çok önemli. Bu nedenle osteoporoz açısından risk altında olan kişiler mutlaka hekim tarafından değerlendirilmeli ve korunmaya yönelik önlemler alınmalı. Osteoporozu önlemek ve teşhis etmek için atılabilecek birçok adım var. Osteoporoz artık büyük ölçüde tedavi edilebilir bir durum. Yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun tıbbi tedavi kombinasyonu ile birçok kırık önlenebiliyor. Menopoz sonrası dönemdeki kadınlar ve 50 yaş üzerindeki erkekler osteoporoz risk faktörleri açısından mutlaka takip edilmeli” ifadelerini kullandı.

(Visited 181 times, 1 visits today)