Aşırı yeme ve iştah neden kontrol edilemiyor?
- Beyni korumanın 7 temel yolu - 25 Ocak 2026
- Aşırı yeme ve iştah neden kontrol edilemiyor? - 25 Ocak 2026
- Zayıflama iğnelerinin yeni yan etkisi “Ozempic Boynu” - 22 Ocak 2026
Son araştırmalar, aşırı yeme davranışının yalnızca irade eksikliği değil; beyin, hormonlar, bellek ve çevresel uyaranların ortak sonucu olduğunu ortaya koyuyor.
Aşırı yeme ve kontrol edilemeyen iştah, günümüzde milyonlarca insanın mücadele ettiği önemli bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Son yıllarda yayımlanan bilimsel çalışmalar ise iştahın yalnızca mideyle değil, beyin, hormon sistemi ve psikolojiyle doğrudan ilişkili olduğunu net biçimde gösteriyor.
İştah Beyinde Başlıyor
Araştırmalara göre açlık ve tokluk hissi, hipotalamus başta olmak üzere beynin birçok bölgesinde yönetiliyor. Özellikle ödül ve haz merkezleri, yüksek yağ ve şeker içeren besinlere karşı aşırı yeme isteğini tetikleyebiliyor. Bilim insanları, bu mekanizmanın bağımlılık davranışlarına benzer şekilde çalıştığını vurguluyor.
Ultra İşlenmiş Gıdalar Aşırı Yemeyi Tetikliyor
Son çalışmalarda, ultra işlenmiş gıdaların yalnızca kalori değil, aynı zamanda yeme hızını ve porsiyon kontrolünü bozduğu belirlendi. Bu gıdalar daha hızlı tüketiliyor, tokluk sinyali geç geliyor ve beyin daha fazlasını istemeye devam ediyor. Uzmanlar, bu durumun uzun vadede kilo artışı ve metabolik sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Bellek ve Alışkanlıklar da Etkili
Yeni nörobilim araştırmaları, geçmişte yaşanan yeme deneyimlerinin ve “yemek anılarının” iştah üzerinde belirleyici olabildiğini gösteriyor. Özellikle stresli dönemlerde öğrenilmiş yeme alışkanlıkları otomatik olarak devreye girebiliyor.
Duygusal Yeme Artıyor
Stres, kaygı, yalnızlık ve travma gibi duygusal durumlar, kortizol hormonunu yükselterek iştahı artırabiliyor. Bu da “duygusal yeme” davranışını güçlendiriyor. Uzmanlara göre, aşırı yemenin arkasında çoğu zaman bastırılmış duygular bulunuyor.
İştahı Hedefleyen Yeni Tedaviler
Son dönemde geliştirilen bazı tedavi yaklaşımları, iştahı yalnızca fizyolojik değil, bilişsel düzeyde de baskılamayı hedefliyor. Bu yöntemlerin, özellikle sürekli yemek düşüncesiyle mücadele eden bireylerde etkili olabileceği belirtiliyor.
Uzmanlar Ne Diyor?
Beslenme ve psikoloji uzmanlarına göre aşırı yeme, tek başına “kendini tutamamak” olarak değerlendirilmemeli. Bütüncül yaklaşım, yani beslenme düzeni, psikolojik destek, uyku ve stres yönetimi birlikte ele alındığında kalıcı sonuçlar elde edilebiliyor.
Bilimsel veriler, aşırı yeme ve iştahın çok boyutlu bir mesele olduğunu ortaya koyuyor. İrade kadar beynin, duyguların ve çevresel faktörlerin de rol oynadığı bu süreçte, suçlayıcı değil anlayıcı bir yaklaşımın daha etkili olduğu vurgulanıyor.