”Kar körlüğü”, kalıcı görme kaybına yol açar mı?

Kışın güneşli havalarda açık alanda uzun süre bulunmak, özellikle karla kaplı bölgelerde göz sağlığı açısından riskler oluşturabilir.  Bu risklerden biri de kar körlüğü. Uzmanlar, kar körlüğünü önlemenin en basit ve etkili yolunun, yüzde yüz UV-A ve UV-B koruması olan güneş gözlükleri kullanmak olduğunu belirtiyor.

Batıgöz Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Uğur Ünsal, kar körlüğü olarak bilinen fotokeratitin kornea üzerinde güneş yanığı etkisi yaratabileceğini belirtti.

Ciltteki güneş yanığı gibi kornea hücrelerinde yanık meydana gelir… 

Kar körlüğü, yoğun ultraviyole (UV) ışınlarına maruz kalma sonucu gözün ön tabakası olan korneanın hasar görmesiyle ortaya çıkar. Karda, buzda veya deniz yüzeyinde güneş ışınları çok daha güçlü yansıyabilir. Gözler doğrudan bu ışınlara maruz kaldığında, tıpkı ciltteki güneş yanığı gibi kornea hücrelerinde de yanık meydana gelir.

Gözlere kum kaçmış gibi yanma ve batma hissi… 

Kar körlüğü belirtileri birkaç saat içerisinde ortaya çıkar. Hastalar genellikle şiddetli batma, sulanma, kızarıklık, bulanık görme ve ışığa karşı aşırı hassasiyet gibi belirtiler yaşar. Bazı hastalar ise sanki gözlerine kum kaçmış gibi yanma ve batma hissi tarif eder. Gözleri ovuşturmak bu hasarı daha da artırabilir, bu nedenle dikkatli olunmalıdır.

Önlemenin en basit yolu… 

Kar körlüğünü önlemenin en basit ve etkili yolu, yüzde yüz UV-A ve UV-B koruması olan güneş gözlükleri kullanmaktır. Koruyucu gözlük seçerken yalnızca camın koyu olması yeterli değildir. UV filtresi olmayan koyu camlı gözlükler, göz bebeklerini genişleterek zararlı ışınların daha fazla içeri girmesine yol açabilir. Bu nedenle yandan gelen yansımaları da engelleyen modeller tercih edilmelidir.

 Genellikle geçicidir ancak… 

Kar körlüğü çoğu durumda kalıcı görme kaybına yol açmadan iyileşir. Ancak uygun tedavi uygulanmadığı zaman kornea enfeksiyonu veya kalıcı iz riski artabilir. Fotokeratit tedavisinde gözler dinlendirilir, alanında uzman hekim tarafından reçete edilen nemlendirici veya antibiyotikli damlalar kullanılabilir. Bu süreçte lens takılmamalı, göz makyajından da uzak durulmalıdır. Genellikle 24 ila 48 saat içinde göz  yüzeyinde belirgin bir rahatlama sağlanır.

(Visited 6 times, 1 visits today)