Sanatın ruh sağlığına etkisi: “Sanatın Dilinden Hayata” sergisi açıldı
- Sanatın ruh sağlığına etkisi: “Sanatın Dilinden Hayata” sergisi açıldı - 9 Ekim 2026
- “Sanatın Dilinden Hayata” sergisi kapılarını açıyor - 8 Ekim 2026
- Çocuklara telefonu tamamen yasaklamak çözüm olmayabilir - 8 Ekim 2026
NPİSTANBUL Hastanesi, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında danışanların ergoterapi atölyelerinde ürettiği eserleri “Sanatın Dilinden Hayata” sergisinde buluşturdu. Açılışta konuşan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sanatın duyguları ifade etmeyi ve yaşamla yeniden bağ kurmayı desteklediğini belirterek, “Tedavide ilaç ve sanat birbirini tamamlar; ilaç mı, sanat mı gibi bir ikilem yanlıştır.” dedi.
![]()
NPİSTANBUL Hastanesi’nde danışanların resim, seramik, ebru ve çeşitli el sanatları çalışmalarından oluşan “Sanatın Dilinden Hayata” karma sergisi, 9 Ekim 2026 Cuma günü ziyarete açıldı. 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü kapsamında düzenlenen serginin açılışı, Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve NPİSTANBUL Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın katılımıyla gerçekleştirildi.
Danışanların ergoterapi atölyelerinde hazırladığı eserleri bir araya getiren sergi, sanatın ruh sağlığına etkisini ve psikiyatrik tedavi sürecindeki destekleyici rolünü gündeme taşıdı. Eserler, danışanların duygularından, kişisel deneyimlerinden ve üretim süreçlerinden izler sundu.
“Yeniden üretmeye başlamak, iyileşme yolculuğunda kıymetli bir adım”
Serginin açılışında konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ruhsal hastalıkların tedavisi kadar bireylerin yaşamla yeniden bağ kurmasının da önem taşıdığını söyledi.
Sanatla uğraşın bu süreçte destekleyici bir alan açtığını belirten Tarhan, şu ifadeleri kullandı:
“Ruhsal hastalıkların tedavisi kadar, ruhsal hastalığı olan bireylerin hayata nasıl kazandırıldığı da önemlidir. Sanatla uğraş terapisi, psikiyatrik tedavinin alternatifi değil; kişinin kendisini ifade etmesine, üretmesine ve yaşamla yeniden bağ kurmasına alan açan destekleyici araçlardan biridir. Biz de hastanemizin tedavi protokollerinde ergoterapiyi tedavinin önemli bir parçası olarak uyguluyoruz.”
Tarhan, üretim sürecinin kişi açısından taşıdığı değeri ise “Bir insanın yeniden üretmeye başlaması, bazen iyileşme yolculuğundaki çok kıymetli adımlardan biri olabiliyor.” sözleriyle anlattı.
Sanat terapisi duyguları ifade etmeyi kolaylaştırıyor
İnsanların kimi zaman duygularını tanımlamakta, ifade etmekte ve düzenlemekte zorlanabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, sanatın bu güçlüklerin aşılmasına katkı sunabildiğini dile getirdi.
Tarhan, “Sanat terapisini bu ruh sağlığı gününde seçmemizin nedeni, insanların duygularını ifade etme ve düzenleme zorluğu yaşamasıdır. Sanat terapisi, sosyal etkileşimi artırır ve duygu ifadesini kolaylaştırır.” dedi.
Sanat ve müziğin kişinin rahatlamasına katkısına da değinen Tarhan, “Beynimiz, hareketle ve müzikle beraber dans eder.” ifadesini kullandı.
![]()
“Tedavide ilaç ve sanat birbirini tamamlar”
Sanatın özellikle bağımlılık rehabilitasyonunda destekleyici bir işlev taşıdığını belirten Tarhan, sanatla uğraşın klinik tedavilerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Prof. Dr. Tarhan, “Özellikle bağımlılık rehabilitasyonunda sanat terapisinin kullanımının çok pratik bir değeri var. Tedavide ilaç ve sanat birbirini tamamlar; ilaç mı, sanat mı gibi bir ikilem yanlıştır. İkisini de bir rehabilitasyon amacıyla kullanmak çok önemlidir.” diye konuştu.
Sergilenen çalışmaların danışanlar için kişisel bir anlam taşıdığına da işaret eden Tarhan, “Sergide çok güzel eserler var. Bu eserlerin bazılarını danışanlarımız hatıra olarak saklamak üzere alıyor, bazılarını ise burada, müzemizde bırakıyorlar.” dedi.
Ergoterapi atölyelerinde üretim süreci de önem taşıyor
Sergide yalnızca tamamlanan eserler değil, bu eserlerin ortaya çıkış süreci de öne çıktı. Ergoterapi atölyelerindeki çalışmalar; danışanların deneme, keşfetme, seçim yapma, dönüştürme ve başladıkları bir işi sürdürebilme becerilerini destekleyen uygulamalar olarak ele alındı.
Atölye çalışmalarında bazı danışanların ilk üretimlerinde daha dağınık çizgiler ve sınırlı renk kullanımı görülürken ilerleyen süreçte kompozisyonun belirginleştiği, renk çeşitliliğinin arttığı gözlemlendi.
Bununla birlikte, eserlerin tek başına bir tanı aracı olmadığı vurgulandı. Renk kullanımı, kompozisyon, tekrarlar, ayrıntıya odaklanma ve üretimi sürdürebilme gibi unsurların ancak klinik gözlemlerle birlikte kişinin sürecine ilişkin farklı bir bakış sağlayabildiğine dikkat çekildi.
Nevzat Tarhan: “Renklerin dili var”
Renklerin psikoloji üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, renklerin kişilerde farklı duygular ve çağrışımlar uyandırabildiğini belirterek, “Renklerin dili var gerçekten.” dedi.
Mavinin farklı tonlarının farklı hislerle ilişkilendirilebildiğini ifade eden Tarhan, “Maviyi olumlu yorumlayanlar mavide bir esenlik hissediyorlar, koyu mavide hüzün hissediyorlar.” diye konuştu. Açık maviyi rahatlama ve gevşemeyle ilişkilendiren Tarhan, kırmızının ise uyarıcı yönüne dikkat çekti.
Aynı rengin herkes için aynı anlamı taşımadığını vurgulayan Tarhan, kişinin içinde bulunduğu ruh hâlinin de değerlendirmede önem taşıdığını söyledi. Tarhan, “Depresif bir kişi renklere farklı anlam yükler, manik, duygu durumu yüksek kişi farklı anlam yükler.” ifadelerini kullandı.
Sanat, kişinin iç dünyasını anlatmasına alan açıyor
Sergi Küratörü ve Sanat Terapisti Yeşim Aslan da yaratıcı sürecin insanın iç dünyasıyla buluşmasına, deneyimlerine farklı bir açıdan bakmasına ve yaşamla yeniden ilişki kurmasına alan açabildiğini vurguladı.
Sergi, ruh sağlığına iyilik hâli, yaratıcılık, katılım ve ilişki kurma kapasitesi açısından da bakmaya davet etti. Dijital çağda el emeğiyle üretmenin değeri de gündeme taşınırken resim, seramik, ebru ve el sanatları; kişinin dikkatini bir sürece yöneltmesine ve ortaya koyduğu ürünle somut bir bağ kurmasına imkân sağlayan deneyimler olarak değerlendirildi.
“Sanatın Dilinden Hayata” sergisi 12 Ekim’e kadar açık
“Sanatın Dilinden Hayata” karma sergisi, 12 Ekim 2026 tarihine kadar NPİSTANBUL Hastanesi’nde ziyaret edilebilecek.
Adres: Yamanevler Mahallesi, Ahmet Tevfik İleri Caddesi, No:18, Ümraniye/İstanbul.