Ananas, Sarımsak ve Nardan Saç Çıkaran Teknolojiye Ödül!
- Sonbaharda Bağışıklığınızı Destekleyen 5 Besin!!! - 19 Ekim 2026
- Ananas, Sarımsak ve Nardan Saç Çıkaran Teknolojiye Ödül! - 19 Ekim 2026
- Zayıflama iğneleri hamilelik şansını artırıyor mu? - 14 Ekim 2026
Yeditepe Üniversitesi’nde geliştirilen bitkisel eksozom teknolojisi, TÜRKPATENT tarafından “En İyi Ulusal Buluş Ödülü”ne layık görüldü. Ananas, sarımsak ve nar kaynaklı eksozomlarla geliştirilen patentli formülasyon, saç kökü hücrelerinin canlılığını ve saç büyümesiyle ilişkili biyolojik süreçleri desteklemeyi amaçlıyor. Araştırmacılar, laboratuvar çalışmalarından ticari ürüne uzanan bu buluşun gelecekte farklı biyoteknoloji alanlarında da kullanılabileceğini belirtiyor.
![]()
Saç dökülmesine karşı bitkisel içeriklerle geliştirilen yeni nesil biyoteknolojik yaklaşımlara bir yenisi eklendi. Yeditepe Üniversitesi’nde yürütülen araştırmalar sonucunda ananas, sarımsak ve nar gibi bitkilerden elde edilen eksozomlar kullanılarak geliştirilen saç bakım teknolojisi, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından “En İyi Ulusal Buluş Ödülü” ile ödüllendirildi.
Yeditepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fikrettin Şahin ile öğretim üyesi Doç. Dr. Pakize Neslihan Candangelen tarafından geliştirilen buluş, bitkisel kaynaklı biyolojik yapıların saç ve deri hücreleri üzerindeki potansiyel kullanımına odaklanıyor.
“Deri Hücrelerinin Canlılığını ve Saç Çıkartma Kapasitelerini Arttırması için Bitkisel Eksozomların Kullanımı” başlıklı çalışma, laboratuvar araştırmalarının ardından patentli ve ticari bir formülasyona dönüştürüldü.
Saç büyümesini desteklemek için bitkisel eksozomlar kullanıldı
Araştırmanın temelinde, hücreler arasında biyolojik mesajların taşınmasında rol oynayan eksozomlar bulunuyor. Hücre dışı küçük kesecikler olan eksozomlar, çeşitli biyolojik molekülleri taşıyarak hücreler arası iletişime katkıda bulunuyor.
Araştırma ekibi, bitkilerden elde edilen bu yapıların deri hücrelerinin canlılığı ve saç büyümesiyle ilişkili süreçler üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla farklı formülasyonlar geliştirdi.
Prof. Dr. Fikrettin Şahin, araştırmanın çıkış noktasının bitkisel eksozomların hücre ve doku yenilenmesine yönelik potansiyelini değerlendirmek olduğunu belirtti. Şahin, ananas, sarımsak ve nar başta olmak üzere farklı bitkilerden elde edilen eksozomların ayrıştırılıp saflaştırıldığını ve çeşitli kombinasyonlarla incelendiğini aktardı.
Laboratuvar çalışmalarından elde edilen sonuçlar doğrultusunda özel bir formülasyon geliştirildiğini belirten Şahin, buluşun patent sürecinin tamamlandığını ve ticari ürüne dönüştürüldüğünü ifade etti.
“Bitkisel eksozom temelli kozmetik alanda ilk” iddiası
Prof. Dr. Fikrettin Şahin, geliştirilen ürünün bitkisel eksozomlardan elde edilen, saç dökülmesini önlemeyi ve saç çıkmasını desteklemeyi amaçlayan kozmetik alandaki ilk ürün olduğunu öne sürdü.
Bu iddia, teknolojinin dikkat çekici yönlerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak ürünün saç dökülmesini önleme ve yeni saç oluşumunu destekleme konusundaki etkisinin kapsamını değerlendirmek için klinik araştırmaların sonuçları, bağımsız bilimsel doğrulamalar ve insanlarda elde edilen veriler önem taşıyor.
Laboratuvar ortamında gözlenen biyolojik etkiler, tek başına insanlarda saç çıkışının arttığını veya saç dökülmesinin önlendiğini kanıtlamıyor. Ürünün etkinliğinin ve güvenliliğinin değerlendirilmesinde bu ayrımın gözetilmesi gerekiyor.
“Onlarca bitki arasından özel formülasyon geliştirildi”
Araştırmanın geliştirme sürecine ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Pakize Neslihan Candangelen, onlarca bitki arasından yapılan seçimlerin, farklı bileşimlerin ve dozların bilimsel çalışmalarla değerlendirildiğini belirtti.
Eksozomları hücrelerin birbirleriyle iletişim kurmasını sağlayan doğal taşıyıcı yapılar olarak tanımlayan Candangelen, araştırmanın ilk aşamalarında saç hücreleri üzerinde laboratuvar çalışmaları yürütüldüğünü söyledi.
Candangelen, bu çalışmalarla elde edilen bulguların sonraki araştırmalara ve patent sürecine temel oluşturduğunu ifade etti. Araştırmacıya göre bilimsel bir hipotezin laboratuvar ortamından çıkarak geliştirilebilir ve insanların erişebileceği bir ürüne dönüşmesi, üniversite araştırmaları açısından önemli bir aşama.
Bitkisel eksozomlar yalnızca saç bakımında mı kullanılacak?
Bitkisel eksozomların kullanım potansiyelinin kozmetik ürünlerle sınırlı kalmayabileceği belirtiliyor. Araştırmacılar, bu yapıların gelecekte biyoteknoloji, medikal cihazlar, rejeneratif tıp ve fonksiyonel gıda geliştirme gibi alanlarda da değerlendirilebileceğini düşünüyor.
Prof. Dr. Şahin, eksozomların farklı biyolojik süreçlerde kullanılmasına yönelik araştırmaların yeni uygulamaların geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Bununla birlikte, bu alanlardaki olası kullanımların önemli bir bölümü için daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç bulunuyor. Bitkisel eksozomların farklı ürünlerde güvenli ve etkili biçimde kullanılabilmesi, geliştirilecek uygulamaya özgü bilimsel kanıtlarla ortaya konulmalı.
Üniversite laboratuvarından ticari ürüne uzanan süreç
Araştırmacılara göre bilimsel bir buluşun ticari ürüne dönüşmesi yalnızca laboratuvar sonuçlarıyla tamamlanmıyor. Ar-Ge çalışmalarının ardından formülasyonun geliştirilmesi, üretim kapasitesinin oluşturulması, seri üretime geçilmesi ve gerekli patent ile mevzuat süreçlerinin yürütülmesi gerekiyor.
Yeditepe Üniversitesi’nde geliştirilen bitkisel eksozom teknolojisi, akademik araştırmaların ticarileştirilmesine yönelik bir örnek olarak öne çıkıyor.
Ananas, sarımsak ve nar kaynaklı eksozomlarla geliştirilen bu teknoloji, saç bakımında biyoteknolojik çözümlere yönelik ilgiyi artırabilecek yenilikçi bir yaklaşım sunuyor. Bununla birlikte, tüketicilerin ürünün bilimsel olarak kanıtlanmış etkileriyle araştırma aşamasındaki potansiyelini birbirinden ayırması önem taşıyor.