Prematüre bebekler için rop muayenesi uyarısı

Prematüre bebeklerde işitmeden göze kadar pek çok organda problem meydana gelebiliyor.

Gözde meydana gelebilecek sorunları önlemenin yolu, ROP muayenesinden geçiyor.

Bebek sahibi olmak, şüphesiz ki her çiftin hayali. Ancak bazen bebek beklenen zamandan önce dünyaya geliyor. Ve prematüre doğan bebeklerde ileri ki yaşlarda  işitme, gelişim ve gözde problemler ortaya çıkabiliyor. Uzmanlar, ilerleyen dönemlerde her iki gözde de körlüğe kadar varabilecek sonuçlara yol açan prematüre retinopatisi  için  muayene uyarısında  bulundu.

Dünyagöz Pendik’ten Op. Dr. Feride Pınar Doğru, ROP muayenesi hakkında şunları anlattı.

37 haftanın altında doğan her bebek 

37 haftanın öncesinde doğan bebekler erken doğum kategorisine giriyor. Ancak, özellikle 32 haftadan önce doğan ve ağırlıkları 1.5 kilonun altında olan bebeklerde prematüre retinopatisi görülme şansı çok artıyor. Doğduktan sonra uzun bir süre yüksek seviyelerde oksijen alması gereken erken doğan bebekler, göz çevresindeki damarların genişlemesi ve anormal damarlar oluşması sebebiyle prematüre retinopatisi riski altında kalıyorlar. Bu sebepten dolayı, 37 haftanın altında doğan her bebeğin prematüre retinopatisi (ROP) muayenesi olması gerekiyor. Bebek doğduğu dönemde koyulacak erken teşhis, görme yetisinin korunmasının yanı sıra, gelecek dönemlerde oluşabilecek ve her iki gözde de körlüğe varabilecek olumsuz sonuçların oluşmasını engellemek adına büyük önem taşıyor.

Muayene için en uygun dönem 4-6 hafta

Göz muayenesinin gerçekleştirilmesi için geç kalınmamalı. Erken doğan bebeklerde ROP muayenesi doğumdan 4 ile 6 hafta sonraki dönem aralığında gerçekleştirilmeli.  Çünkü ROP tedavisinde başarı, tamamen erken teşhise bağlı. ROP muayenesi, gözlerin damlayla uyuşturulması sonrasında gerçekleştirilir ve bebeklere herhangi bir narkoz uygulanması gerekmez. Muayene süresi ise yaklaşık 10-15 dakika arasındadır. Hastalığın teşhis edildiği bebeklerin hemen tedaviye alınmaları ve durumlarının sürekli olarak takip edilmesi gerekiyor. 5 evresi bulunan bu hastalığın ilk iki evresinde bebeklerin gözlemlenmesi yeterliyken, özellikle üçüncü evreden itibaren intravitreal anti-VEGF enjeksiyonu lazer veya krioterapi tedavilerine başlanması gereklidir. Göz içi ilaç enjeksiyonu ve lazer tedavileri ile üçüncü evredeki bebeklerde retina dekolmanı oluşmadan anormal damarların ortadan kaldırılabilmesi mümkün. Dördüncü ve beşinci evrelerde ise ancak cerrahi müdahale ile tedavi mümkün olabiliyor.

Şule Yılmaz

(Visited 211 times, 1 visits today)