Hastanelerde randevular 6 ay sonrasına veriliyor

Son yıllarda Türkiye’de inşa edilen devasa şehir hastaneleri, sağlık hizmetlerinin merkezi haline gelmiş durumda. Ancak, bu hastanelerde randevu almak giderek zorlaşıyor ve bazen randevuların 6 ay sonrasına verildiğine şahit oluyoruz.

 

Ocak ayı itibarıyla yapılan araştırmalara göre, 17 şehir hastanesinde 136 randevu araması yapıldığında 87’sinde boş randevu bulunamadı. Bu durum, hastaların sağlık hizmetlerine erişimini ciddi şekilde etkiliyor ve sağlık çalışanlarını da olumsuz yönde etkiliyor.

SAHİM-SEN Başkanı Özlem Akarken’in ifadelerine göre, kamu-özel ortaklığı ile yapılan şehir hastanelerinde randevu bulmak neredeyse imkansız hale gelmiş durumda. Hatta, bazı branşlarda randevuların 3 ila 6 ay sonrasına verildiği görülüyor. Bu durum, hastaları, hasta yakınlarını ve sağlık çalışanlarını olumsuz etkiliyor ve sağlık hizmetlerine erişimi engelliyor.

Özellikle, büyük yatırımlar yapılarak oluşturulan bu devasa hastanelerde randevu bulunamaması, kamuoyunda büyük tepkilere neden oluyor. 17 şehir hastanesinde yapılan randevu sorgulamalarında da durum oldukça vahim. Örneğin, kadın hastalıkları ve doğum branşında hiçbir hastanede randevu bulunamazken, göz hastalıkları, çocuk sağlığı ve hastalıkları, deri ve zührevi hastalıklar branşlarında da benzer sorunlar yaşanıyor.

Bu durum, sağlık hizmetlerinin merkezileşmesi ve büyük hastanelerin oluşturulması politikasının getirdiği sorunları bir kez daha ortaya koyuyor. Hastanelerin doluluk oranlarının yüzde 87’lere ulaştığı bir ortamda, hastaların sağlık hizmetlerine erişimde yaşadığı sıkıntılar göz ardı edilemez bir hal almış durumda.

Sonuç olarak, sağlık alanında yaşanan bu sorunlar karşısında acil önlemler alınması ve sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması gerekiyor. Büyük hastanelerin yanı sıra birinci basamak sağlık hizmetlerine de yeterli önemin verilmesi ve hastanelerin fiziksel koşullarının iyileştirilmesi büyük önem taşıyor. Bu şekilde, hastaların sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaşacak ve sağlık çalışanlarının iş yükü azalacaktır.

Hastalar müşteri değil…

Akarken, şunları dile getirdi:

Sağlıkta Dönüşüm Programı adı altında sözde sağlıkta reform yapanlar tüm uyarılarımıza rağmen bir dizi yanlışlığın içinde bulunmaktadırlar. Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın 4 ana özelliği bulunuyor. Hekimin itibarsızlaştırılması, hastaların müşteri olarak görülmesi, hastanelerin işletme haline getirilmesi ve bütün sağlık sorunlarının üçüncü basamak denilen eğitim ve araştırma boyutundaki büyük kuruluşlarda çözümlenmeye çalışılmasıdır.

600 yatağın üzerindeki kurumlar işletilemez hale gelen verimsiz yapılara dönüşüyor. Koruyucu sağlık kurumu olan birinci basamak aile sağlığı ile maalesef toplum sağlığı merkezleri ihmal ediliyor. Bütün hastalar büyük hastanelere yöneldi. Birinci basamakta halledilecek pek çok iş 3. basamak hastanelerde halledilmek istenince randevular tıkandı. Hastanelerde büyük-küçük ayrımı yapılmamalıdır.

Hastanelerin fiziksel koşulları iyileştirilmelidir. Bazen büyük hastanelerde alet-edevat ve sağlık çalışanı-hekim eksikliği olduğuna da şahit olabiliyoruz. Hastanelerin ulaşılabilir olması gerekmektedir. Hastalar hastaneye anında ulaşabilmelidir.”

(Visited 4 times, 1 visits today)